“Fonksiyonel gıda” terimi besinlerin yanı sıra sağlığa bir fayda sağlayan gıdaları tanımlar. Diğer bir tanımla; vücudun temel besin ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde insan fizyolojisi ve metabolik fonksiyonları üzerinde ilave faydalar sağlayan, böylelikle hastalıklardan korunmada ve daha sağlıklı bir yaşama ulaşmada etkinlik gösteren gıdalar veya gıda bileşenleridir. Besleyici etkilerinin yanı s
ıra bir ya da daha fazla etkili bileşene bağlı olarak sağlığı koruyucu, düzeltici ve/veya hastalık riskini azaltıcı etkiye sahip olup, bu etkileri bilimsel ve klinik olarak ispatlanmış gıdalar fonksiyonel gıda olarak 5179 sayılı kanunumuzda yer bulmuştur. Fonksiyonel gıdaların beslenmemizde yeterince yer alması başta kanser, kalp hastalıkları, obezite, Alzheimer ve tip 2 Diyabet olmak üzere kronik hastalıkların riskini azaltması yönünden çok önemlidir. Fonksiyonel gıdaların ortak özellikleri, içerdikleri besin bileşenlerinin sağlık üzerinde olumlu etki göstermesi, doğal olmaları, diyetin bir parçası olarak kontrolsüz tüketimde güvenli olmalarıdır. Bu konu gıda biliminde hızla gelişen bir alandır , bu gibi gıdalar genellikle sağlık beyanları ile birlikte pazara sunulur. (http://www.tgdf.org.tr/turkce/index.php?option=com_content&view=article&id=47&Itemid=61 adresinden derlenmiştir). Zeytinyağının hastalık risklerini (kalp-damar, kanser, diyabet, Alzheimer) azaltmak amacıyla, zeytin yaprağında bulunan oleuropein biyobileşenin ileri teknolojik yöntemler kullanılarak elde edilmesi, ilavesi ve aynı yöntem yardımıyla zerdeçal içerisindeki kurkumin antioksidanının optimum düzeyde eklenmesi sonucu “Fonksiyonel Zeytinyağı” üretilmiştir. Eklenen biyobileşenler yağ içinde yok mu? Sızma zeytinyağı içinde oleuropein bulunur, ancak yağın elde edildiği coğrafi bölge ve zeytin türüne göre miktarı değişkenlik göstermektedir. En yüksek oranlar 5 mg/lt’yken, geliştirdiğimiz fonksiyonel zeytinyağında bu oran 60 mg/lt değerindedir. Kurkumin, doğal olarak zeytinyağı içinde bulunmaz ancak geliştirdiğimiz fonksiyonel zeytinyağında 150 mg/lt olarak yer almaktadır. Nedenler çok; ilk olarak eşsiz bir ürün olan zeytinyağının, kutsal kitaplarda da ifade edilen yerini, ekonomik tercihler nedeniyle yok olmaya yüz tutan sağlık kaynağı özelliğine döndürmektir. Normal Zeytinyağı içindeki biyobileşenlerden optimum sağlık yararı sağlaması için günde minimum 50 ml kullanmak gerekir. Günümüz yaşam koşullarında bu miktarın kalorisini yakmak çok zordur ve sağlık için yağı tüketirken obezite riski de yükselmektedir. Bu yüzden Fonksiyonel Zeytinyağı, en az miktarda kullanılarak, hastalık riskini en yüksek derecede azaltmak ve sağlığımızın korunabilmesini en ekonomik yoldan sağlamak için üretilmiştir. Zeytinyağı içine ne kadar zeytin yaprağı ilave edersek istenen sonuca ulaşırız? Bunu ASLA denemeyin, elinizdeki yağı çöpe dökersiniz. Zeytin yaprağı, oleuropein yanında daha bir çok biyobileşen içerir. Söz konusu biyobileşenin yapraktan elde edilmesi ileri teknoloji gerektirmektedir. Bu amaçla iki Ar-Ge kuruluşu üç yıl aralıksız çalışmalar gerçekleştirmiş ve sonuca ulaşmışlardır. Zerdeçal ve zeytinyağı niçin birlikte kullanıldı? Kurkumin, zerdeçal içindeki biyobileşenlerdendir ve bilinen en güvenilir antioksidandır. Bu molekül damar sağlığının korunmasına yardımcı, Alzheimer ve kanser riskini azaltabilen ve klasik hastalık tedavilerine ek olarak tüketilmesi önerilen bir moleküldür. Sadece kurkumin kullanarak bile uzun ömür ve sağlıklı yaşam hedefine ulaşıldığı kanıtlanmıştır. Saf olarak elde edilmesi ve yağa karıştırılması ileri teknoloji gerektirmektedir. Fonksiyonel Zeytinyağı’na oleuropein eklenmesi neden gerekli görüldü? Bir zeytin ağacının ömrünün bin yılın üzerinde olmasının en büyük nedenlerinden biri, yaprağının ürettiği oleropein molekülüdür. Günümüzde Alzheimer hastalığının tedavi edici hiçbir ilacın bulunmaması, bunun yanısıra oleuropein’in hastalık engelleyici ve tedavi edici özelliği, bu molekülün satış değerini her geçen yıl arttırmaktadır. Günlük tüketim ne ölçüde olmalı? Bu sorunun yanıtı değişkendir çünkü kişiye özgü tüketim değerlerinin karşılanması gerekir. Kişisel ölçüyü bilmek için o kişinin tüm genetik yapısını, hastalık risklerine yatkınlığını, yaşam biçimini, biyolojik yaşını (takvim yaşı değil) bilmek gereklidir. Her insan farklı fizyolojik değerlere sahip olduğu için standart beslenme alışkanlığını terkedip kişisel beslenmeye dönmek gerekmektedir. Bütün bu bilinmeyenlere karşın, günlük bir çorba kaşığı Fonksiyonel Zeytinyağı tüketildiği taktirde, üretim amacına uygun olarak en yüksek düzeyde hastalık riskini azaltan biyobileşenler alınmış olacaktır. Sağlık beslenmeyle ilişkili midir? Tarihin en eski çağlarından beri bilindiği gibi sağlık beslenme ile doğrudan ilişkilidir. Ancak ilişkinin kanıtları son on yıldaki bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur. Kurkumin ve Oleuropein antioksidanları sağlığımızın en güçlü koruyucuları konumundadır. Başta entellektüel yetilerimizin korunması amacıyla fonksiyonel zeytinyağını tüketmeliyiz. Fonksiyonel Zeytinyağı ne tür yemeklerde kullanılmalıdır? Zeytinyağı genelde sıcaklıkla değerini kaybeden bir özelliğe sahiptir. Zeytin tanelerinden yağ elde edilirken yüksek sıcaklıktan kaçınmak gerekmektedir. Bu üründe zeytin tanelerini sıkılması 26 santigrat dereceyle sınırlı kalmıştır. Daha çok yağ elde etmek için sıcaklık yükseltilirse yağın biyolojik bileşenleri kayba uğrayacak, kalitesi azalacaktır. Aynı kural yağın tüketimi için de geçerlidir. Bu yüzden Fonksiyonel Zeytinyağı yemeklere piştikten sonra ilave edilmelidir. Her türlü zeytinyağlı yemekte, salatalarda, kısacası zeytinyağının kullanıldığı tüm yemek çeşitlerinde fonksiyonel zeytinyağı rahatlıkla tüketilebilir. Zengin içeriğinin değer kaybına uğramaması için çok sıcak yemeklerle tüketilmemesi tavsiye edilir.
‘ÖNCE SAĞLIK’ İLKESİNE GÜNÜMÜZDE ANCAK FONKSİYONEL ZEYTİNYAĞI İLE ULAŞILABİLİR! Fonksiyonel Zeytinyağı'nı www.nanoyasam.com sitemizden satın alabilirsiniz.