02/08/2026
Dün saat 15’te ayrıldığım arılığa doğru 19:30 gibi tekrar gittim. Evdekilere bugün erken gideyim karanlığa kalmayayım dedim, normalde havanın düşmesini beklerdim. Nedense gündüzden içime bir his gelmişti. Tepeye varırken de korna çalarak çıktım, bunu normalde sadece inişlerde yapardım. Arılığı ilk gören yerden tam durum gözükmüyordu ama yerde olmaması gereken bir beyazlık hemen göze çarptı. Şöyle bir durup yutkundum, 3-4 saat aralıkta ayı gelmiş olabileceğine bir an ihtimal vermedim. İlk iş arılığa yaklaşmadan arabanın camlarını kapattım ve maskeleri giymek için arabadan indiğimde orada bile etrafımda çılgın gibi uçuşan arıları gördüm. Kaos, arılığa yaklaştıkça arttı. Sabahına tanışacağımız ayı arkadaş belli ki iş üstünde basılmış, bir pençe bal yiyemeden oradan kaçmış, kaçarken de bir kovan daha devirmiş. En kuvvetli kovan seçilmiş - kaçan balık büyük olur ama hakikaten ayı en iyisini seçiyor :) - kattaki petekler çıkarılmış. Ayı balı yiyemeyince arılığın tam ortasında ballı şekilde saçılan petekler tabi ki arıların hücumuna uğramaya başladı. Arıyı tahrik edecek küçük besinler bile arılıkta bırakılmaz. Devrilen kovanlar yoğun bir saldırı altında toplanmak zorunda. Yoksa bu çapta büyük bir yağma tüm kolonilerin sönmesiyle sonuçlanabilir. Arıcının en zor anlarıdır bu tür kazalar, Allah büyüklerinden korusun. Kovanları toplayıp arabaya doluşan arılara sokula sokula hemen Köpüş’ü alıp tekrar çıkmak için eve geri döndüm. Köpüş arılığa varmadan arabada hırlamaya başladı, indiği gibi olay yerine koşup ortalığı ayağa kaldırdı. Arıların gazabına biraz da o uğradı incelemeler sırasında. Sonra belirli bir bölgede devriye atmaya başladı ve yolun alt taraftan gelişinde gece nöbet bekledi.
İdris, ben ve Köpüş geceyi yukarıda geçirdik. Sabah namazlarından sonra İdris arılıkta kalmaya devam etti, ben de aşağı doğru yola çıktım. Köpüşün ezan zamanı evlerin oraya indiğini babam ve eşimden mesajla bilgi olarak almıştım. Kamptan çıktıktan sonra kuş uçu