18/04/2026
Öğretmenlik mesleğimin ilk yıllarımdaydı, görev yaptığım lisede öğrenciler arasında gerginlik yaşanmıştı konu disiplin kuruluna intikal etmişti. İdare bayağı öğrenciler ile uğraşmıştı. Öğrenciler ile ilgilenen müdür yardımcısı ( dünya görüşü itibariyle seküler düşünen) Tenefüste beni odasına çay içmek için davet etti. Çay içerken de okulda öğrenciler arasında yaşanan disiplin olaylarından bahsederek. Hocam bunların listesini size versem bunlar ile birebir ilgilenir misiniz . Hatta mümkünse - sizinkilere götür- demişti ben de bizimkiker kim oluyor deyince şöyle demişti " Hani gidip kitap falan okuyorlar ya ( Risale-i Nuru kastederek) işte nanaz falan kılıyorlar ya işte orası. Çünkü kaç yıldır bu lisede idareci olarak görev yapıyorum bu gibi yerlere ( cemaatlere) giden öğrencilerden hiç sıkıntı veya disiplini bozacak bir davranışlarını gör görmedim dedi. Evet gerçekten de Cemaatler toplum nazarında çok güzel bir yerde idiler, aileler çocuklarının, özellikle kötü alışkanlıklarında ve çevreden korumak için bu gibi yapılara gönderiyorlardı. 28 Şubat süreci bile bunun önüne geçemedi. Maalesef 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra. Bu faaliyetler birden kesildi ( istisna da olsa devam etme gayretinde olanlar var) toplum nazarında büyük bir prestij kaybına ve halk desteğini bu yapılardan çekti. Çocuklarını hiç bir yere gönder memeye başladılar. Bana göre buda gençler arasında manevi yönden büyük bir boşluğun oluşmasına sebep oldu. FETÖ bu topluma verdiği en büyük tahribatlardan bir tanesi de budur. Ülkemizdeki sivil toplum kuruluşları , dernekler ve Vakıflar yeniden bu konulara önem vermeli..